ECE AJANDASI-YAZAR UĞUR ŞERİF PEKER
ECE AJANDASI
 
    Her asker kişinin hatırasında mutlaka ECE Ajandası ile ilgili bir bölüm vardır. Bu ajanda kimi zaman nöbet kontrol defteri, kimi zaman zimmet ve diğer malzeme kayıtlarını tuttuğu bir doküman, kimi zaman da uzaktaki aşkına duygularını da karıştırdığı bir akıl defteri olarak şekillenir anılarımızda. Hesabın kitabın tutulduğu kara kaplılardan, cebe sığan yumuşak kapaklılara, cep boyundan kalamoza boy denilen boyuna kadar birçok şekli ile kazınmıştır fotografik hafızamıza.
 
   Öyle her yerde satılmaz. Ya Cağaloğlu’na AFİTAP’a gideceksin almak için ya da şehirdeki kaliteli ve kadim bir kırtasiyeciye. İşportaya falan hiç düşmez. Kalitedir ve ona göre de müşterisi vardır. Şirketler eskiden yılbaşı hediyesi verdiklerinde eğer ECE Ajandası veriyorlarsa üzerlerine kendi şirket amblemlerini ya da başka belirteçleri koymak gereği duymazlardı. Bir kişiye yılbaşında ECE Ajandası veriyorsa bir şirket o kişi o şirketin ismi, arması logosu o ajandanın üzerinde olmasa da anımsardı vereni. Askeri birliklerde de kullanılırdı ECE Ajandası, o kırmızı defterlerden herkese verilmezdi eskiden, durumu iyi olan ECE ajandası alırdı kendine…
 
   Nöbet defteri ECE Ajandasıydı çoğu yerde, çizgileri mali kayıtlar için de olsa düz yazı ile arzlar vukuatlar yazılır ve nöbetçi subaylar için bir devir teslim varakası olarak kalırdı uzun yıllar arşivlerde.
Havacıların “ŞEF” dediği, bizim kara kuvvetlerinde astımız olmasına rağmen çoğu zaman kendine has saygısını kazanmış astsubaylarımızın “KARA KAPLI”sıydı ECE Ajandaları. Her kayıt ondaydı o yıl için izine giden, izinden gelen, emanet edilen emanet alınan, zimmet, senet sepet her şey yani…
 
   Geçenlerde “alayım bir tane” dedim kendi kendime. Ankara Kızılay’da kadim kırtasiyeciler de kalmamış, kimi büyük kırtasiye marketlerine, kimi internet satıcılarına kimi ise teknolojiye yenilmiş. Eskinin kadim kırtasiyecileri gitmiş yerlerini kimi köşede tekstil mağazalarına, kimi köşede ciğerciye, çiğ köfteciye bırakıp kaybolmuşlar. Arada derede can çekişenler ise fotokopicilik yapmaktalar. ECE Ajandası sorunca da “nerdeee eski ECE Ajanda müşterileri” dermiş gibi suratımıza bakıyorlar.
 
   Gerçekten teknoloji zalim oluyor bazen. Baktım bulamayacağım ben de internetten baktım. Ece ajandanın güzel ve sade bir WEB sitesi var, adresi http://www.eceajandasi.com/afitap.html. Ajandaları gibi pratik ve kafa karıştırmıyor. Aradığını “şıp” diye buluyor insan. Tarihçe olarak yazdıklarını aynen alıyorum WEB sitesinden;
 
   O ki, topraklarında milyonların tarihi yatar sessizce, sanki bir gün birilerinin hikayesini anlatmasını beklercesine. ECE’nin tarihi de İstanbul’la başlar. 1868 doğumlu Mehmet Sadık Bey savaş bölgesinden bir rüya ile İstanbul’a geldiğinde henüz 14 yaşındaydı. Matbua ve kırtasiyenin kalbinin attığı Beyazıt’ta AFİTAP’ı açtığında sene 1892 idi. Kendi mükemmeliyetçi imalatının yanı sıra, o devirde Avrupa ve Amerika ile yapmış olduğu ticaret, ECE ve AFİTAP’ın bugünkü sağlam
temellerini oluşturdu. Kırtasiye ve matbua anlayışını değiştiren ileri görüşlülüğüyle bir sürü ilke imzasını atan Mehmet Sadik Bey kısa bir surede ustun bir saygıdeğerliğe erişti.
 
 
 
   Daha sonrasında Osmanlı’nın kitap ve yayın camiasının ileri gelenlerinden Maarif Kütüphanesi ve Saatli Maarif Takvimi kurucusu Hacı Kasım Bey’in keskin zekası ve sivri diliyle tanınan kızı Talat Hanım’la evlendi. 1910 yılında ajandalarıyla sektöre damgasını vuran Mehmet Sadık, o dönemde “hatırlatmak ve hatırlamak için yazılan” anlamına gelen MUHTIRA’ları çıkarttı. Balkan Harbi, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemleri, zorluklar gözetilmeksizin ajandalar basılmaya devam edildi. Daha sonrasında, Mehmet Sadık Bey'e yaptığı işlere münasip olan Kağıtçı soyadı verildi.
 
   ECE'ler 1930'lu yıllarda aşkın defterleri olarak kullanılmaya başlandı. Bir rivayete göre Mehmet Sadık Bey'in büyük oğlu Ahmed Afganistan'a çıktığı seyahat süresinde bir kadına aşık olur. Sevdiceğine vermediklerinde hayatı kararan Ahmed, aşkına sahip olamayacaksa ölmeyi yeğleyeceğini söyler ve kısa bir süre sonra intihar eder. Uğruna oğlunu kaybettiği kadının da adı Ece olduğundan, ajandaları aşkın defterleri olarak satmaya başlar. Daha sonrasında ilk Türk Dünya güzeli seçilen Keriman Halis'e Atatürk bizzat Ece soyadını verdiğinde, aile Ece isimli ajandayı Keriman Halis'e adar, tekrar bir kadının güzelliğinde ECE isminin yaşaması için.
 
   Mehmet Sadık II. Dünya Savaşı'nın yokluk döneminde ayakta kalıp, ECE ve AFİTAP'ı oğlu Mürteza Sadık Kağıtçı'ya devretti. 60'lı yıllarda iş dünyasının bir vazgeçilmezi haline gelen ECE'ler bugün halen aynı el işçiliğiyle üretilmeye devam ediliyor.
 
 
 
   Bir zamanlar denmişti ki: ”ECE’lerin sayfaları karıştırılırsa Türkiye’nin tarihi yeniden yazılabilir.” Osmanlı İmparatorluğu’nun Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişini sayfa sayfa tarihe kazıyan ECE’ler İnkılaplar öncesi Osmanlıca-Fransızca basılırken, Cumhuriyet döneminde Latin Alfabesiyle Türkçe basılmaya başlandı. Altın yazmalı kara kaplı defter Osmanlı Sultanlarından, Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’ye; siyasetçilerden yazarlara, tüccarlardan sanatçılara herkesin hayatının bir parçası oldu. Acılar ve sevinçler, rüyalar ve hedefler, borçlar ve alacaklar-yani hayatlar, hepsi birer yaprak ECE’lerde.
 
   ECE bir marka olmanın ötesinde bir deyiş, bir vurgu, bir hikayedir; bir koku bir his, bir farklı dokunuştur. ECE bir ailedir. Her şeyden önemlisi acılarıyla ve sevinçleriyle, doğrularıyla ve yanlışlarıyla tüm gerçekliğiyle besinci nesline kadar uzanan bir İstanbul ailesidir.
 
"AFİTAP" Güneş kadar aydınlık güzel yüz demekmiş Farsça'da meğer. 2019 itibarıyla 127. yaşını kutlayan Afitap seneler sonra ilk defa, büyük önderimiz Atatürk'ün de alışveriş yaptığı Cağaloğlu'ndaki tarihi binasından ayrılarak; eski İstanbul'un kalbinin attığı Karaköy'e taşındı.
 
  
 
   Hermes daktilolardan, Mont Blanc, Sheaffer ve Parker dolma kalemlere, Pelican mürekkepten, Edison ampullere Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti'nde birçok kırtasiye ürün ithalatında ilklere imzasını atan Afitap aynı zamanda Kars otobüs biletlerinden, İş Bankası senetlerinin basılmasına, İstanbul matbaacılığının da yıllarca kalbi olmuştur. Ve tüm bunların yanı sıra, bir vazgeçilmez olan ECE ajandası klasiğini yaratmıştır. Afitap, Karaköy'deki 5 katlı yeni mağazasında siz, perakende ve toptan Müşterilerimize hizmet etmektedir.
 
 
 
 
Adres : Necati Bey Cad. No:30 Karaköy / Beyoğlu – İSTANBUL
Tel: (212) 522 55 44
Fax : (212) 511 71 30
 
 
 
Diyor afitap. Değerli dostlarım; zaman acımasızca akıp gidiyor. Geçen bir saniyeyi geri getirmenin bir yolu yok. Ama toplumumuza değer haline gelmiş hususları yılın bu son gününde hatırlatmak istedim hepinize.
Sağlık, mutluluk, barış, başarı dolu bir yıl olsun 2019.
Saygılar.
 
Uğur Şerif PEKER
(E) Topçu Albay
 
450 kez okundu
30.12.2018

Yorumlar