"AVRUPA KONSEYİ VE TÜRKİYE"-Bora SÖNMEZ

 

AVRUPA KONSEYİ VE TÜRKİYE

Avrupa Konseyi, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan bölgesel nitelikli uluslararası bir kuruluştur. 1948 yılında Birleşmiş Milletlerin kuruluşunu takip eden bir süreçte, Avrupa’da barışı ve demokrasiyi tesis etmek ve özellikle insan hakları alanında Avrupa düzeyinde standart oluşturmak amacıyla 5 Mayıs 1949 yılında kurulmuştur. Kurucu ülkeler İngiltere, Fransa, İtalya, İrlanda, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İsveç, Norveç ve Danimarka’dır. Bu tarihten çok kısa bir süre sonra 9 Ağustos 1949 tarihinde ülkemiz Yunanistan ile birlikte üye olmuş ve kurucu ülke olarak kabul edilmişlerdir. Konseyin temel kurucu sözleşmesi olarak kabul edilen İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi (kısaca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi – AİHS olarak adlandırılmaktadır) 4 Kasım 1950 tarihinde Roma’da imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini 18 Mayıs 1954 tarihinde onaylamış ve taraf olmuştur.  

 

Ülkemizin 1959 yılında başlayan ve halen aday ülke statüsünü devam ettirdiğimiz Avrupa Birliği macerası göz önüne alındığında, Avrupa Konseyi kurucu olarak yer aldığımız önemli bir uluslararası kuruluştur. 28 AB ülkesinin tamamının üyesi olduğu ve günümüz itibariyle 47 üye devlete ulaşan Avrupa Konseyi 800 milyonluk bir nüfusun yer aldığı coğrafyayı ifade etmektedir. Avrupa Konseyi tıpkı egemen bir devletin sahip olduğu yasama, yürütme ve yargı organlarına sahip bir kuruluştur.

YASAMA

47 üye devletin nüfus ve yaptıkları mali katkılar ölçüsünde temsil edildiği Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) yasama organı olup, 2016 yılında büyük katkı veren ülke (grand payeur) sıfatını kazanan ülkemizden 18 milletvekilinin temsil edildiği bir çokuluslu parlamentodur. Ülkemiz 2017 yılının Kasım ayında aldığı bir karar üzerine en fazla katkı veren ülke konumunu sonlandırmak isteğini Avrupa Konseyi’nin ilgili organlarına bildirmiştir. Parlamenterler Meclisinde Tavsiye Kararı ve İlke Kararı olmak üzere iki farklı hukuki metin hazırlamaktadır. İlke Kararları tüm ülkeler için bağlayıcı nitelik taşımaktadır. AKPM’nin ulusal meclislerde olduğu gibi komisyonları da bulunmaktadır. Milletvekilleri ihtisas veya ilgilerine göre bu komisyonlarda çalışmaktadır. Senede 4 toplantı yapılmaktadır.

YÜRÜTME

Üye devletlerin Dışişleri Bakanları tarafından temsil edilen Bakanlar Komitesi Avrupa Konseyinin yürütme organıdır. Ancak her hafta düzenli olarak toplanan Bakanlar Komitesine Dışişleri Bakanlarının düzenli olarak katılması olanağı bulunmadığından Bakanları temsilen ülkelerin Avrupa Konseyi nezdinde Daimi Temsilcileri olan Büyükelçiler vekaleten toplantılara düzenli olarak katılmaktadır. Avrupa Konseyi bünyesinde oluşturulan çeşitli komitelerden gelen metinlerin karara bağlanması, bütçenin oluşturulması ve idari konularda karar alınması ve üye devletlerin taraf olacağı Sözleşmelerin takibi gibi konular Bakanlar Komitesinde yer alan konular arasındadır.

YARGI

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Avrupa Konseyinin yargı organıdır. Üye devletler aleyhinde, iç hukuk yollarını tüketmek kaydıyla, mahkemeye başvuru yapılabilmektedir. İstisnai durumlarda (yaşam hakkının tehlikede olması ya da işler bir iç hukuktan bahsedilemeyeceği durumlarda) AİHM doğrudan başvuru kabul edebilmektedir. Bugüne kadar örnekleri çok olmamakla birlikte bir üye devletin bir başka üye devlet aleyhinde de AİHM’e başvuru yapma hakkı bulunmaktadır. Ülkemiz bireysel başvuru hakkını 28 Ocak 1987 tarihinde tanımıştır.

GENEL SEKRETER           

Avrupa Konseyini temsil etmek üzere AKPM tarafından seçilen Genel Sekreter ve yardımcıları aynı zamanda Avrupa Konseyi organları arasındaki eşgüdümü de sağlamaktadır.

DİĞER ORGANLAR  

Buna ilaveten, Avrupa Konseyi bünyesinde belediyelerin temsil edildiği Yerel ve Bölgesel Otoriteler Kongresi, medya alanında araştırmalar yapan Görsel İşitsel Gözlemevi gibi yan kuruluşları da bulunmaktadır.

    

Avrupa Konseyi tüm organlarında oluşturulan hukuki metinler ve mahkeme içtihatlarında üç temel ilke esas alınmaktadır: Demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü. Bunlar Avrupa Konseyi’nin temel standartları olarak kabul edilmektedir.

Sonuç olarak ülkemiz Avrupa Konseyi’nin kurucu bir ülkesi olarak yaklaşık 70 yıldır bu standartlar çerçevesinde oluşturulan hukuki metinlere ve mahkeme içtihatlarına ciddi anlamda katkıda bulunan bir konuma sahiptir. Öte yandan bu süreçte Avrupa Konseyi bünyesinde ülkemizin de katkılarıyla oluşturulan bu standartlar ve müktesebatın iç hukukumuza da aktarılması yoluyla ülkemizin çağdaş uygarlıklar arasında yer alma hedefine uygun bir yol izlenmiştir.

Bora SÖNMEZ

 

Kaynak: Avrupa Konseyi resmi web sayfası www.coe.int    

zabitan.net@gmail.com

 

 

726 kez okundu
13.02.2018

Yorumlar