"MUSTAFA KEMAL'İN İSTANBUL ÇALIŞMALARI" –Cengizhan CENGİZ

Mustafa Kemal'in İstanbul Çalışmaları (Cengizhan Cengiz)

 

 

Mustafa Kemal, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan iki hafta sonra 13 Aralık 1918'de İstanbul'a geldi. 16 Mayıs 1919 tarihi Samsun'a gitmek üzere İstanbul'dan ayrıldı. Mustaf Kemal'in bu tarihler arasında İstanbul çalışmaları hep gözden kaçmış ya da kaçırılmıştır. Bu altı ay ulusal savaşın planlandığı dönemdir.

 

Mustafa Kemal kurtuluş ekibini, Şişli'deki evinden başlayarak İzmir'de düşman denize dökülene kadar çok ustaca idare etmiştir. Adeta bir yönetmenin oyuncularına rollerini göstermesi gibi silah arkadaşlarına  bu kurtuluş filminde nasıl oynamaları gerektiğini göstermiş, duracakları yerden atacakları adıma kadar, onları çekip çevirmiştir. Filmin sonunda vatan kurtulmuştur ama yönetmen çok ama çok yorulmuştur. Onu en çok oyuncuların "yeteneksizlikleri", "yanlış adımları" ve özellikle de "art niyetli davranışları" yormuştur.

 

Mustafa Kemal'in Samsun öncesi İstanbul çalışmaları; O'nun zeki, ufuklar ötesini gören bir lider olduğunun göstergesidir.

 

Mustafa Kemal'in İstanbul'a geldiği 13 Aralık 1918 günü düşman donanması da boğaza gelmiştir. Yaşlı kent işgalcisine ve kurtarıcısına aynı gün kucak açmıştır. Mustafa Kemal Haydarpaşa Gar'ının köşesindeki çayhanede düşman donanmasının 3-4 saat boğaza yerleşmesini seyretmek zorunda kalmıştır. "Geldikleri gibi giderler" sözü burada dudaklarından dökülmüştür.

 

Mustafa Kemal İstanbul'da kaldığı sürece her kademeden çok farklı kişilerle görüşmüş; gece gündüz demeden çalışmış ve bir kurtuluş yolu aramıştır. Güvendiği yetkililere "askeri birlikleri teslim etmemelerini", işgal güçlerine olabildiğince "örtülü engeller çıkarmalarını" söylemiştir. Dört farklı insanla ilişki kurmuştur.

 

1. Kendisine yakın gördüğü düşünce ve planlarını açıkladığı kimseler: Fethi (OKYAR), Tevfik Rüştü (ARAS), Ali Fuat (CEBESOY), Rauf (ORBAY), İsmet (İNÖNÜ), Dr. Rasim Ferit (TALAY)'dır.

 

2. Hükümete yakın kimseler: Padişah Vahdettin, Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey, Bahriye Nazırı Avni Paşa.

 

3. İttihat Terakkiye mensup kimseler: Albay Kara Vasıf, Binbaşı Ali Rıza Bey'dir.

 

4. İşgal kuvvetlerine yakın kimseler: Bazı İngiliz gazetecileri, İngiliz ajanlarından Rahip Frew ve İtalyan işgal kuvvetler temsilcisi Kont Sforza'dır.

 

Gerçek düşüncelerini ve büyük amacını "vicdanı bir sır" olarak saklayarak, türlü akıl oyunlarıyla herkesle "İngilizlerle bile" ilişki kurmaktan kaçınmamıştır.

 

Mustafa Kemal öncelikle hükümette yer alarak Harbiye Nazırı olmak istemiş, fakat başaramamıştır. Padişah Vahdettin'le de altı defa bir araya gelmiştir. Mustafa Kemal, padişahın işgale karşı görüşlerini öğrenmek istemiş, İstanbul'da rahat hareket edebilmek için Cuma selamlıklarına giderek Padişahla görüşmüştür. Vahdettin’e yakın görünerek İngilizlerin baskısından ve takibinden kurtulmuştur.

 

Mustafa Kemal, başta İngiltere olmak üzere işgalcilerin, ulusal iradenin yerine "padişahın mutlak iradesini" yeğlediklerini çok iyi biliyordu. Çünkü bir ulusu esir almaktansa bir adamı esir almak her zaman daha kolaydır.

 

Mustafa Kemal, İstanbul'da Kurtuluş Savaşının alt yapısını hazırlarken karşısındaki en büyük tehlike İngilizlerdir. İngilizlerin dikkatini çekmemek, onları kuşkulandırmamak için çok ince bir siyaset izlemiş; İngiliz yetkililerle, İngiliz gazetecilerle, hatta İngiliz ajanlarla görüşmeler yapmış, İngilizler hakkında, gazetelere demeçler vermiştir. Demeçlerinde İngiliz karşıtlığını ustaca gizleyerek, onları uyandırmamaya çalışmıştır. Taktik ustası Mustafa Kemal, Milli Hareket'in başarısı için bu şekilde hareket etmeyi doğru bulmuştur.

 

İngiliz Gizli Servis elemanı Yüzbaşı Hoyland, yazdığı raporda Mustafa Kemal'in tutuklanarak İstanbul dışına çıkarılmasını istemiştir. Rapor Londra'ya kadar gitmesine rağmen dikkate alınmamıştır. 15 Mayıs 1919'da İngiliz Yüzbaşısı Bennet "Mustafa Kemal'in padişahın güvenine sadık olduğunu" düşünerek Samsun'a çıkış vizesini onaylamıştır.

 

Mustafa Kemal bazıları gibi İngiliz yanlısı ve yalakası olmamış, sadece diplomatik bir dille asker, sivil çok sayıda İngiliz’le görüşmüştür. Birçok komutanın tutuklanarak Malta'ya sürüldüğü ortamda Mustafa Kemal akıllı bir siyasetle tutuklanmaktan kurtulmuştur. Köprüyü geçene kadar ayıya dayı dememiştir ama gerçek düşüncelerini de belli etmemiştir.

 

Mustafa Kemal işgal altındaki İstanbul'da İngiliz-Fransız çekişmesinin farkındadır. Bundan yararlanmak için İngilizlerle temas kurmuş, Fransızlarla görüşme yapmamıştır. Bunun nedeni, rekabette İngiltere'nin çok güçlü olması ve Anadolu'yu parçalama projesinin İngilizlere ait bir proje olmasıdır. Mustafa Kemal daha İstanbul'dayken İngiltere ve Yunanistan'ın etkisizleştirilmesi halinde, İtalya ve Fransa'nın çekip gideceğini anlamıştır.

 

Mustafa Kemal, İtalya ve Yunanistan arasındaki kavganın da farkındadır. Bu kavgada İngiltere ve Fransa'nın desteklediği Yunanistan karşısında İtalya'nın bir şansı olmadığını düşünmektedir. İngilizlerden tutuklanmaktan kurtulmak için İtalyanlarla da görüşmüştür. Sonuçta da İzmir'e İtalyanlar yerine Yunanlılar çıkmıştır.

 

Mustafa Kemal'in en büyük başarılarından biri, işgal İstanbul’unda yürüyüp de izini belli etmeyen, akıllı hareket  tarzı  sayesinde o ölüm kapanından kurtulup bir ulusu özgürlüğe kavuşturmasıdır.

 

Fethi (OKYAR) ve Dr. Rasim Ferit (TALAY)'la birlikte MİMBER isimli gazete çıkarmıştır. Gazeteye verdiği demeçlerde iki farklı kesime mesaj vermek istemiştir. Bir taraftan bilim ve fen gibi batıyla özdeşleşmiş çağdaş değerlere vurgu yaparak, işgal kuvvetlerinin değerlerine karşı olmadığı mesajını vermiştir. Diğer taraftan yurt savunması amacıyla orduları düzenlemek ve harekete geçirmek için siyasetle ilgilendiğini belirterek içerideki siyasi çevrelere mesaj vermiştir.

 

Mustafa Kemal gazetelerdeki demeçlerinde taktik gereği İngiliz karşıtı olmadığını belirtirken bile, "özgürlük ve bağımsızlığa" vurgu yapmaktan da çekinmemiştir.

 

Mustafa Kemal'in işgal İstanbul'unda görüşüp anlaştığı vatanseverlerden biri de Mim Mim (Milli Müdafaa) Grubu lideri Topkapılı Canbaz Mehmet'tir. Mim Mim Grubunun Milli Harekete katkıları oldukça fazladır. (İngiliz yanlısı Sadrazam Damat Ferit'in izlenmesi, zararlı cemiyetlerin takibi ve belge ele geçirilmesi, düşman kontrolündeki cephaneliklere baskınlar sayesinde silah ve cephanenin gizli yollarla Anadolu'ya gönderilmesi, milli hareketin propagandasının yapılması vb.)

 

 

İki eski arkadaş  Ali Fuat Paşa ve Mustafa Kemal Paşa Şişli'deki evde "Milli Direniş Hareketi" yaratmak için yapılması gerekenlere karar vermiş ve zamanı gelince uygulamışlardır. Ordu'nun terhisinin durdurulması,  silah ve cephanenin düşmana verilmemesi,  genç ve kuvvetli komutanların birliklerin başında bulundurması ve İstanbul'dakilerin Anadolu'ya göndermesi,  halkın maneviyatının yükseltmesi.

 

Ulusalcı bir hükümetin başa gelmesi için çalışan Mustafa Kemal, siyasi görüşmelerinden bir sonuç alamayınca Anadolu'ya geçme kararı almıştır.

 

Mustafa Kemal'in bir görevlendirmeyle Anadolu'ya rahatça geçmesi tarihin ilginç bir cilvesidir. Öyle bir zamanda ve de taşlar öylesine yerli yerine oturmuştur ki, ayrıca inceleme gerektiren bir konudur. Bu şaşırtan gerçeği Mustafa Kemal'de fark etmiştir. "Tarih bana öyle müsait şartlar hazırlamıştı ki, kendimi onların kucağında hissettiğim zaman, ne kadar bahtiyarlık duydum tarif edemem. Bakanlıktan çıkarken, heyecanımdan dudaklarımı ısırdığımı hatırlıyorum. Kafes açılmış, önümde geniş bir alem...Kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuş gibiydim."

 

Mustafa Kemal Atatürk, Türk Halkına şunu öğretmiştir: "Kendi geleceğini sen tayin edeceksin, başkaları (Avrupalılar) senin geleceğinde söz sahibi olamazlar. Söz hakkını başkalarına verirsen felakete sürüklenir, tarihten de silinirsin."

Cengizhan CENGİZ

 

Kaynaklar :

 

1. Sinan Meydan, Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları, Inkılap Yayınevi,

 

2. Alev Çoşkun, Samsun'dan Önce Bilinmeyen 6 Ay, Cumhuriyet Kitapları.

zabitan.net@gmail.com

636 kez okundu
12.02.2018

Yorumlar